
Kazan (UNA) – İslam Dünyası Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (ISESCO) Genel Direktörü Dr. Salim bin Muhammed Al-Malik, Rusya Federasyonu ile İslam dünyası arasındaki iş birliği ve anlayışın gerçek temelinin ortak değerler ve ilkeler olduğunu vurgulayarak, iki taraf arasındaki ilişkinin yüzyıllar öncesine dayandığını ve sürekli medeniyet, kültür ve insan etkileşimine dayandığını belirtti.
Bu açıklama, Kazan'da düzenlenen "Rusya - İslam Dünyası" 2026 Stratejik Vizyon Toplantısı'nda "Ortak değerler ve ilkeler, Rusya Federasyonu ile İslam dünyası arasındaki işbirliği ve anlayışın temelidir" başlıklı konuşmasında yer aldı.
Sahibi, Rusya ile İslam dünyası arasındaki ilişkinin, tarihsel boyutu itibariyle, İslam dünyasının kendi içindeki birçok ilişkiden daha üstün olduğunu, bu ilişkinin İslam'ın ilk yüzyıllarından beri kurulduğunu ve çeşitli tarihi aşamalardan geçerek gelişmeye ve derinleşmeye devam ettiğini açıkladı.
Coğrafyanın bu yakınlaşmanın şekillenmesinde çok önemli bir rol oynadığını, kültürel örtüşme ve coğrafi yakınlığın son derece hassas ve önemli bir jeostratejik alan oluşturmaya katkıda bulunduğunu ve Rusya ile İslam dünyası arasındaki ilişkiye, geleneksel siyasi ve ekonomik alışveriş boyutlarının ötesine geçen benzersiz bir karakter kazandırdığını belirtti.
Açıklamasında, iki taraf arasındaki kültürel iletişimin kesintiye uğramadığını, aksine insan faaliyetinin çeşitli alanlarında karşılıklı etkileşime tanık olduğunu ve Rusya'nın İslam dünyasındaki siyasi, ekonomik ve sosyal hareketin aktif bir katılımcısı haline geldiğini, bunun da bu ilişkinin sürdürülebilirliğini ve sürekli yenilenmesini yansıtan bir model olduğunu belirtti.
ISESCO Genel Direktörü, değerlerin yakınlaşmasının halklar arasındaki mesafeleri azaltmaya katkıda bulunduğunu ve kültürlerin birbirine açık olmasının dünyaya daha büyük bir anlayış ve birlikte yaşama yeteneği kazandırdığını ve çatışmaların şiddetini azalttığını teyit ederek, ulusların statülerini yalnızca güçle değil, sahip oldukları bilgelik ve insani değerlerle koruduklarını vurguladı.
Dr. Al-Malik, 2026 yılı Kültür Başkenti unvanını taşıyan Kazan şehrinden bahsederken, minarelerin ve kubbelerin yan yana yükseldiği, dillerin ve kültürlerin ortak bir insan alanında bir arada yaşadığı, kültürel çeşitliliğin ve medeniyetler arası birlikteliğin bir modeli olarak tanımladı.
ISESCO'nun kültürü uluslar arasında yakınlaşma köprüsü, eğitimi ise daha açık bir gelecek inşa etme aracı olarak gördüğünü açıklayan yetkili, örgütün Rus entelektüel, kültürel ve bilimsel kurumlarıyla ortaklıklar kurmaya büyük önem verdiğini ve medeniyetler arası diyaloğun insan bilincini pekiştirmede ve halklar arasında anlayışı geliştirmede önemli olduğuna inandığını vurguladı.
Ayrıca Tatar şair ve düşünür Abdullah Tukay'ın edebi ve entelektüel katkıları ile insani ve estetik değerlerin geliştirilmesindeki rolünün takdir edilmesi amacıyla Tataristan Cumhuriyeti ile ortaklaşa bir ödül kurulmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Kapanış konuşmasında işletme sahibi, Rusya Federasyonu'na, Tataristan Cumhuriyeti'ne ve konferans organizatörlerine teşekkürlerini yineleyerek, kültürel ve medeniyetler arası diyaloğu teşvik etme ve kültürü insanların birbirleriyle buluşabileceği bir alan haline getirme çabalarını takdir ettiğini belirtti.
(bitti)



